Başarılar

Türkiye – Almanya Ticaret Köprüsü: Türk Atlas

Bu bölümümüzde, Türkiye ve Almanya arasında bir ticaret köprüsü olan bir oluşum olan Türk Atlas Grubu ve bu oluşumun kurucusu İmdat Yılmaz ile uluslararası ticaret ve iş geliştirme ile ilgili, iş fırsatları ile ilgili bir söyleşi gerçekleştirdik.

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

53 yaşındayım. Annem Babam bundan 41 yıl önce Ordu’nun bir köyünden, Almanya’ya çalışmak için gelince, hayatımıza burada devam etmek durumunda kaldık. Şu an, 33 ülkede ve 5 Kıtada Vinçler, Limanlar, Havalimanlari ve hertür makinalar icin otomasyon enerji üniteleri üreten ” CAVOTEC ” adlı Holdingin Lojistik sorumlusu ve satiş elemaniyim.Lojistikci ve satis temsilcisi olarak calistigim, Cavotec sirketinin disinda birde Türkiye ticaretimiz icin kendimce bir caba ve calisma icerisindeyim. Dönem içerisinde, gençliğimden bu yana gördüklerimden, şahit olduğum durumlardan yola çıkarak, Almanya’da alt kademede iş arayan bir ırk olarak değil, buralarda da iş kurabilen, iş verebilen başarılı bir dünya insanı topluluğu oluşması için hep mücadele ettim. Alman iş insanlarına, Türkiye’de güzel işlerin yapıldığını göstermek ve ticari ilişkilere köprü olabilmek amacı ile birkaç arkadaşım ile birlikte www.turkatlas.de sitesine endeksli üç network grup kurduk. İlk olarak kendi çalıştığım şirketin Türkiye pazarına girmesine öncülük ettik bu çalışmalarla. Cavotec’in web sitesini Türkçeleştirdim. Hali hazırda da Linkedin, Facebook, Whatsapp, Yahoo, Xing gibi iletişim ağlarında çeşitli iş gruplarımız mevcuttur ve yüzlerce kişi bu gruplarda çeşitli iş bağlantıları yapmaktadır. Aynı zamanda da turkatlas.de

Bu gruplarınızdan bahseder misiniz?

Öncelikle whatsapp grubumuzdan bahsetmek isterim, iki yüzü geçkin üyemiz ile her sektörden çeşitli alım ve satım ilanları paylaşılıyor ve ilanlara ilgi gösteren  üyeler kendileri özelden görüşmeyi devam ettiriyorlar. Ayrıca grubumuzda, çeşitli seminer, fuar, toplantı gibi etkinliklerin ilanları da veriliyor. Üyelerimiz belirli aralıklarda, kendi firmalarının tanıtımlarını da yapabiliyorlar.

Üç bini aşkın üyemizle Xing grubumuz da mevcuttur.

https://www.xing.com/communities/groups/almanyaticaret-1005104

1200 civarında üyesi ile Facebook grubumuzdan da aktif olarak iş fırsatları ve etkinlik yayınlarımız devam etmektedir.

https://m.facebook.com/groups/almanyaticaret

Son olarak da halen iletişim ve yayınlarımızın devam ettiği iki bine yakın üyesi olan Yahoo grubumuza da şu linkten ulaşabilirler:

https://groups.yahoo.com/neo/groups/Almanyaticaret/info

Her iki ülkeden ve daha farklı coğrafyalardan bile insanların iş birliktelikleri için buluşmalarına imkân vermek için gönüllü olarak çeşitli faaliyetlerde bulunuyorsunuz. Sizi bu konuda uğraşmaya ve fedakârlıklarda bulunmaya iten şey nedir?

Kendimi övmek istemiyorum çok fazla çünkü kendini övmek rüzgara karşı karnını doyurmaya benzer.

Geçmişte, ülkemizin uluslararası ticaret geliştirme noktalarında görev benim tarzımda çalışmadığını görünce, bende “İmdatça” kendi organizem altında çalışmaya ant içtiğim için yoluma hep bana inanan ve güvenenler adına ticari kavgama havlu atmadan devam ettim.  İki boksör bitkin halde iken , antrenörü öbürüne demiş ki “ Devam, hasmının da iki yumruğu var, senin de.” Neler gördüm ve neler yaşadım ben bu TICARET arenasında. Belki hatam da oldu, hepimiz ufak ve küçük hatalar yaptık değil mi?. Ama hiçbir şey  yapmamışken, sadece eleştiri yapanlar beni biraz üzüyor. Bence iş ilişkilerinde yapılanlar hatalardan birincisi bilmemezlik, ikincisi yanlış yapma ve üçüncüsü ise, önceki hatalardan ders almadan aynı hata haritası üzerinde yürümektir.

Gerçi beni Ticari Gruplarda yeni tanıyanlar var ama ben özel olarak 15 senedir bu işin içindeyim.

Kimlerle tanıştık ve bu zaman içerisinde kimlerle buluştuk. Almanları ve iş adamlarını hep Türkiye ye  götürdüm ve getirdim.

O zamanlar Almanya ya döndüğümde burada yeni açılmaya başlayan TÜRK TICARET Merkezi oluşuyordu. Hemen gece yarısı oraya gittim.

Bu TICARET MERKEZI böyle yürümez dedim. İnanmadılar ve medya önünde açılışı yapıldı ama yürümedi.

Bir gün kendi ev inşaatıma bir Türk firmasının ürettiği fayanslardan getirmek istedim ve olmaz biz direk gönderemeyiz diyerek beni Almanya’daki bayilerine yönlendirdiler. Ama Almanya’daki bayilerde ise o benim seçmiş olduğum ürünler yoktu. Bende INAT ettim ve Türkiye’deki bir Seramik Ana bayiden, grup üyelerimizden bir dış ticaretçi arkadaşımızdan seçtiğim ürünleri alma noktasında destek istedim. Ve taşımasını da yine grubumuz üyesi olan bir nakliye firması sayesinde gerçekleştirdim. Sonunda aldığım fayansları Almanya’ya, benim çalışmış olduğum şirketin deposuna indirdim. Sonuçta Türkiye, benim ülkem ihracat yapmış oldu, ben istediğim ürünü elde ettim. Ve aracı olarak bir dış ticaretçi firma ile bir nakliye firması da bu ihracattan kazanmış oldular. Bunu neden anlattım, ticarette bazı ezberler var, firmalar kendi tüzükleri ve kurallarına odaklanıp, aslında önlerine gelen iş fırsatlarını kaçırabiliyorlar. Benim anlattığım örnek sadece denizde bir kum tanesi.

Peki Almanya Ticaret Grubunun başlangıcı olan Yahoo grubu neden kurdum? Bundan yaklaşık 15 yıl öne başka bir Yahoo  satış grubuna üye idim ve benim mesajım ticari bir mesaj olduğu için uygun bulunmadı ve  yayınlanmadı. Satış, ticaretim en önemli parçası değil mi? Ben de bu olumsuzluktan yola çıkarak bir grup tasarladım. Yani beni ALMANYATICARET grubunu kurmaya mecbur ettiler.

Ben naçizane, bir çok işte çırak olmak yerine bir işte usta olmayı tercih edenlerdenim.

Aynı zamanda, grup üyelerimizi olabildiğince yerlerinde ziyaret etmekten zevk duyuyorum. Örneğin, kendi mesaili işimde çalışırken forklift üstünden inip, grup üyesi bir arkadaşımız için,  onun haberi bile olmadığı halde onun için gerekli olan bir konuyu araştırabiliyorum. Tabii ki, kendi işlerimi aksatmadan.  Bir dış ticaretçi üyemizi, 100 km uzakta bile olsa ofisi, ziyaret edebilmek, üyelerinle sadece sanal ortamda değil, yurt içinde veya yurt dışında yüz yüze gelip ve onları ziyaret etmek gerek. Limanlarda gezerken üşümek ve gecelemek gerek. Sabah çorbasını, limanda soğukta içmek, sanayileri dolaşmak, ıslanmış pantolonun paçasını terzide temizletip yine gerekli yerlere temiz kıyafetle çıkmak gerek.

Peki, iki ülke ticaretinde eksik gördüğünüz şeyler var mıdır? Varsa bunları özetler misiniz?

Mesela, Ülkemizin Sağlık Turizmi ve özellikle Kaplıca Turizmi açısından tanıtımını yapmada eksik olduğumuzu düşünüyorum. Her şey tanıtımdan geçiyor. Uzmanları ile bir araya gelip, Almanya’da kaplıca turizmimiz ve bu konuda güçlü bölgelerimizin tanıtımının yapıldığı sağlık kongreleri düzenlenebilir. Ben bu konuda deneyimli reklamcılar ile görüştüm ve sonunda gördüm ki, bu tür projeler bireysel veya bir grubun teşviki ve desteği ile gerçekleşecek projeler değil ve devletlerin, büyük firma ve otoritelerin düzenlemesi gereken kampanyalardır. Tabi ben yine rahat durmayıp, bu konuda kendi çalışmalarıma devam ettim. Ama kaplıca sağlık turizminde faaliyet gösteren firmaların Almanya’da kendilerini tanıtabilmeleri için neler yapmaları gerektiğini kısaca özetlemeye çalıştım:

1.Almanca ve İngilizce el ilanları (flyer) bastırılmalı YER) bastırılmalı ve bölge, bölge posta kutularına bu ilanların dağıtımı yapılmalı. Bu dağıtımları Almanya’da Privat Postversand adlı kuruluşlar yapar.  Aynı zamanda bu ilanları, Almanyadaki eğlence gecelerinde, düğünlerde ve toplantılarda masalara dağıtmak gerekir.

2.TEK BROSÜR VEYA TERMAL/KAPLICALAR KATALOGU HAZIRLATMAK GEREK
A. Bunları Almanya’dan Türkiye’ye din/kültür grupları getiren tur operatörleri düzenleyen Seyahat acentalarına sunmak gerekir.(Reiseburo)
B. Almanya’daki çoğu cemiyetlere ve derneklere sunmak;
Özel okullara ve Türk Alman kültür derneklerine sunmak gerekir .
SEYAHAT ACENTALARI COK ÖNEMLI;
bunlar bizim antik kültür turizmi kadar termallerimizi de tanıtabilir ya da bu tanıtımları yoğunlaştırabilirler.  Zaten coğu termallerimiz antik bölgelerimize yakındır.
C. Ayrıca bu broşür ve katalogları buradaki huzurevlerine – Altersheim – denilen yasli bakim huzur evlerine ve yine bir hastalık tedavisi temelinde kurulmuş olan rehabilitasyon merkezleriyle iletişime geçip onlara sunmak gerekir.
Yine buradaki doktorların bekleme salonlarındaki standlarına da izin alarak bu broşürleri yerleştirmek gerekir.

  1. TANITILMAK ISTEYEN TERMAL/SPA VE KAPLICALAR ICIN DVD HAZIRLATMAK
    A. Buradaki Türk veya Alman tanıdık hastane ve doktor yazıhanelerin bekleme salonlarındaki TV’lerde bu tanıtımlar ve sunumlar gösterilebilir.
    B. Seyahat Acentelerinin vitrininde DVD ` yi sunum olarak oynatmak gerekir.
    C. Yine aynen buradaki Huzur evleri – Altersheim – denilen yaşlı bakim huzur evlerindeki
    ve yine ayrıca hastalıktan ötürü kurulmuş olan rehabilitasyon merkezlerindeki toplu oturdukları salonlarda bulunan TV’lerde tanıtım DVD’lerini sunmak gerekir.
  2. ALMANYADAKI TERMAL/SAGLIK FUARLARINDA KATALOG VE DVD DAGITIMI YAPMAK
    VEYA TANITILMAK ISTEYEN OTELLERIDE FUARA DAVET ETMEK GEREKIR !
    A. Almanya’daki sağlık ve turizm fuarlarını organize eden kişiler ile irtibata geçerek, ilgili otellerin bu fuarlarda tanıtımı sağlanabilir.
  3. ALMANYADAKI SAGLIK SIGORTA SIRKETLERI ILE TEMASA GECMEK
    Almanya’da doktorlar gerektiğinde hastalarını bir tedavi kürü için termallere yönlendirmektedirler.
    Sadece bu KONU ICIN ACILEN BIR WEB SITESI BILE HAZIRLAMAK GEREKIR
    UZUN LAFIN KISASI HARAKETE GECMEK VE ACILEN BU KONU ICIN BIR KONFERANS DÜZENLEMEK GEREKIR !

1.ci KONFERANS da buluşup sadece TANITIM icin tartışılmalı ve
2.ci KONFERNS’da da bir önceki çalışmalarımız neticesinde bir KARARA varılmalı.
Herkes ilk konfreransta görüş alışverişi yapmalı ve sonra kendi bütçesine göre nasıl tanıtılmak istediğini deklare etmelidir.

 

Kaynak: İşte İlham

Zeige Mehr

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı